Giyim, insan vücudunu dış etkilerden korumak ve aynı zamanda örtünmek ihtiyacı ile ortaya çıkmıştır. Günümüzde ise giyim, bu ihtiyaçların yanısıra süslenmek ve çalışma ortamının gerektirdiği şartlara uyum sağlamak gibi bir çok amaca hizmet edecek şekilde gelişmeler göstermiştir ve bu gelişmeler gün geçtikçe artmaktadır.
Giyiminizde yapacağınız doğru seçimler, sizin toplum içindeki yerinizi belirlemede davranışlarınız kadar önemli bir yere sahiptir.
Peki bu seçimi yaparken hangi kriterler söz sahibidir?
Bu kriterlerden ilki Cinsiyet faktörü. Kişinin kız ya da erkek oluşu giyimini etkileyen önemli bir kriterdir.
Bir diğer faktör de yaş faktörü. Bebek, çocuk, genç, yetişkin, orta yaş ve yaşlı bireylerin giyim tarzları birbirinden farklıdır ve giyimde seçim yaparken bu yaş faktörüne uygun seçimler yapmak da doğru seçimde önemli bir yere sahiptir.
Bir başka faktör Sosyal Çevre ve Sosyal Statü. Giysilerin giyileceği ortama ve çalışma ortamına göre giyilmesi ve seçilmesi dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli noktadır.
Sosyal Yaşantı da bir başka faktördür. Evde daha rahat giysiler giyeriz fakat kutlama, düğün gibi yerlerde kıyafet seçimimin bu kadar rahat olmaz.
Mevsime dikkat etmeden giysi seçmek olur mu? Mevsime göre farklı giyim ihtiyaçları meydana gelir. Kışın giydiğimiz giysileri yazın, yazın giydiğimiz giysileri de kışın giymek ne kadar doğru ve yerinde olur sizce?
Bir başka unsur da Zevk. Bireylerin birbirinden farklı giyinme tarzları ve zevkleri vardır. Birinin beğendiği bir giysi başka biri tarafından beğenilmeyebilir, onun zevkine ve tarzına uygun olmayabilir.
Önemli faktörlerden biri daha, Moda. Daha önce giyilmesi düşünülmeyen kıyafetlerin Moda denilen bir akımla birlikte göz alışkanlığı kazanılması sonucunda büyük kitleler tarafından kabul görüldüğü daha önce gözlemlenmiş bir durumdur.
Çocuk kıyafetlerini seçerken, çocukların hareketliliğini dikkate almalıyız. Bu nedenle seçeceğimiz giysilerin sağlıklı, sık yıkanabilen, terletmeyen ve mevsime uygun, doğal tekstil malzemelerinden üretilmiş olmalarına özellikle dikkat etmeliyiz. Çocuğun yaşına uygun olarak çeşitli süsleyicilerin kullanılması ve şık ve sevimli giysilerin seçilmesi çocuğun zevkini geliştirir.
İç Giyim Seçimi, Kadın, Erkek ya da çocuk iç giyimleri doğrudan insan tenine temas ettiği için mevsime uygun olarak ince pamuklu ya da yünlü dokumalar kullanılır. Sık sık yıkanabilen, vücudu saran iç giyimlerde sentetikler sağlık açısından tercih edilmemelidir.
Dış Giyim Seçimi, Dış giyim seçiminde giyimi etkileyen faktörler dikkate alınır.
Cinsiyete Göre
Bayan Giyimi: Kadınların, iyi bir görünmek ve başkaları üzerinde iyi bir izlenim bırakmak için giydikleri giysilerdir. Gece elbise grubuna Abiye denir.
Erkek Giyimi: Erkeklerin giydiği, toplumdaki sosyal statülerine ve modaya göre değişiklik gösterebilen giysilerdir.
Çocuk Giyimi: Çocuğa kişilik kazandıran, onun büyüme ve gelişmesine engel olmayan rahat ve kullanışlı giysilerdir.
Giysi Çeşidine Göre
İç Giyim: Tene direk temas eden, teri emen, rahat ve sağlıklı kumaşlardan yapılmış giysilerdir.
Dış Giyim: İç Giyim üzerine giyilen, modaya, çevreye, yaşa, iklime, ekonomik duruma, sosyal yaşantıya, kumaş özelliğine göre değişiklik gösteren giysilerdir.
Barınma, beslenme ve giyim insanların temel gereksinimidir. Giyinmeye duyulan gereksinimin eski çağlarda, insanların vücutlarını doğanın etkilerinden koruma düşüncesinden doğmuştur. Dünyada insanlar dışında bütün canlıların dış etkenlerden korunması için değişik korunma etkenlere sahiptirler. Örneğin Ayılarda Post olduğu gibi.
İnsanların güzel görünme ve dikkatleri üzerine çekme arzu ve istekleri, daha iyi ve daha güzeli arama çabaları ile iyi giyim deyimi ortaya çıkmıştır.
Daha iyi ve güzeli arama duygusu, yıpranan, eskiyen giysinin yerine aynısını değil de farklısını edinme isteği ile moda olayı başlamıştır. Modanın tarihi ve tarihçesi
İnsanoğlu, örtünmek değil de giyinmek istediği anda belki de bilinçsizce de olsa moda kavramını yaratmış oluyordu aslında moda da amaç giysinin ille de yararlı ve gerekli olması değil farklı olmasıdır. Yani temel de ısınmak veya korunmak için modaya ihtiyacımız yoktur. Ama insanoğlunun güzel ve çekici olmaya, kişiliğine ve stiline giydiği şeylerle belirtmeye olan ihtiyacını moda karşılar.
Moda, genelde sanayi sonrası çağa özgü bir olgu olarak düşünülse de gerçekte çok eskilere dayanır. İnsanların yaşama tanıklık eden belgeler ve kalıntılar yaşamın bir moda sergisine benzediğini göstermektedir.
Modayı konu alan eserlerin büyük bir bölümü giyimi, her şeyden önce de kadının giyimini işlerler . karikatüristlerin ele aldıkları bir konudur; yeni bir modanın çıktığını gören kadın, kocasına “ GİYECEK HİÇ BİR ŞEYİ” olmadığını söyler. İktisatçıların olduğu gibi kamuoyunun gözün dede moda büyük ölçüde “ kadınca bir gariplik” tir. Aralıksız biçimde yenilendikleri için hep canlı kalan bütün bir mesleki etkinlik insan ilişkilileri, efsane ve kuşkusuz büyük mali çıkarlar dünyası yaratan da moda olmuştur. Ne var ki moda, kadının örtünmesi yada soyunması ile sınırlanmaz. Doğrusu, moda toplumsal yaşamın her alanına karışır. Günümüzde, beslenmeden konuta, otomobillerde ilaçlara, şarkılardan tatil tasarılarına varıncaya kadar, bütün tüketim davranışları modanın damgasını taşır. Giyside elbise, moda kavramının kucakladığı bütün içinde çok küçük yer kaplar.
Geleneksel toplumlarda moda yoktur. Giysiler belirli rolleri belirtir; herkes kendi yaşına, cinsiyetine, toplum içindeki durumuna, işine uygun olanı giyer. Olabilecek değişiklikler son derece önemsizdir. Kişisel yorumlarda bütünü sürekliliğini bozmaz.
Moda, gerçek anlamda, ancak değişmeye inanan, değişme yoluna girmiş toplumlarda ortaya çıkar. Bu nedenle de bir yandan ekonomiye bir yandan da toplumsal yapıya sıkı sıkıya, ama hareketli ( değişken ) biçimde bağlıdır. Uzun zaman boyunca, moda nüfusu ancak çok küçük bir bölümünü ilgilendiren bir olgu olarak kalmış, seçkinlere özgü olmuştur.
Moda, toplumların, geleneklerin, olayların bir büyülü aynasıdır. Savaşlar, barışlar, buluşlar, sanat olayları modayı her açıdan etkilemiştir.
Döşemelik kumaştan ev eşyalarına, mücevherlerden parfüme, otomobilden televizyona, şarkılardan romanlara kadar her şeyin ayrı modası vardır.
Sonuç olarak, Dünyada modası geçmeyecek tek şey maalesef kot pantolon ve insanların modaya uyma dürtüsüdür.
14 Temmuz 2012 Cumartesi
Karışık Salata Oyunu

Leziz ve bir okadarda sağlıklı olan karışık salata yapmasını öğreneceğiz.Oyundaki önergeleri takip etmeli ve oyunu bitirmeliyiz.Yemek Pişirme Oyunları sitesi Game.Gen.TR iyi eğlenceler diler.
13 Temmuz 2012 Cuma
Mutfak Savunma Oyunu

Mutfak Savunma oyunumuzda mutfağımızı sinekler işgel ediyor ve bizde mutfağımızı bu sineklerden kurtarmaya çalışacağız. Çocuk oyunları sitesi Game.Gen.TR iyi eğlenceler diler.
12 Temmuz 2012 Perşembe
Süper Pijamalar Oyunu

Süper pijamalar oyunu giydirme oyunudur. Gerçekten ilginizi çekecek çok şık pijamalar var. Kanal D Oyunları.Com iyi eğlenceler diler.
Bakugan Shun Oyunu

En güzel ve en yeni bakugan oyunlarını yayınlanmaya devam ediyoruz.Oyunu mouse ile oynuyoruz.Oyuncuların sitesi Game.Gen.TR iyi eğlenceler diler.
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Büyük Kötü Robotlar Oyunu

Büyük kötü robotlar oyununda nişancılık becerinizi geliştirerek oyunda robotun gelmesini engelliyorsunuz. Bunun için yapmanız gereken amacınız ise en büyük robotun kafasında olan düğmelere veya ışıklara taş atmak bu sayede onlarda diğer robotların gelmesini engelleyecek. Oyunda nişan almak için Mouse kullanmalısınız. Oyun yüklendikten sonra Start Game(oyuna başla) butonuna tıklayarak oyunu başlatabilirsiniz. İyi eğlenceler dileriz...
9 Temmuz 2012 Pazartesi
BENİMLE OYNAR MISIN?
Ebeveynlerin sorun yaşadığı bir diğer konu da çocuklarınızın arkadaşları. Çevre, daha bebeklik zamanlarında sorun olmaya başlıyor. Oyuncakları paylaşamamak, kıskançlık gibi durumlar çıkıyor önce karşınıza. Bu durum, aynı zamanda bebeğinizin büyüdüğünün işareti, ancak sizi biraz korkutabilir. Oyuncakları paylaşamama, diğer çocuklarla tartışma, kavga etme, hatta birbirlerine zarar vermeye kadar gidebilir. Bu kavgayı frenlemek de yine anne – babaya düşüyor tabii. Ancak işin bu noktaya gelmesinden önce yapılacak en doğru şey, çocuğunuza paylaşmayı ve her zaman her istediğini elde edemeyeceğini öğretmek. Çocuğun karakterini şekillendiren, ona iyi ve kötü davranışları kazandıran ilk olarak anne ve babasıdır. Çünkü çocuğun dünyası anne ve babasından oluşmaya başlar ve daha sonra genişler. Yani çocuğunuz oyuncak yüzünden kavga ettiğinde, ona “bu çocuk da çok bencil” gibi etiketler yapıştırmadan önce ona paylaşmayı öğretmelisiniz. Onun her hareketi tıpkı bir ayna gibi anne ve babasını yansıtır. Çocuğunuz iyi şeyler yaptığında kendinizle övündüğünüz gibi, kötü şeyler yaptığında da suçu önce kendinizde aramalısınız. Çocukların çok sık yaşadığı bir diğer duygu da “kıskançlık”. Kıskanmak insanın doğasında olan bir duygu, her yaşta kıskanacak bir şey bulur insan. Önemli olan bu kıskançlık duygusunu zamanında durdurabilmek ve kontrol edebilmektir. Yetişkinler bile bunu kontrol edemiyorken çocuklar nasıl kontrol etsin değil mi? İşte bunu da çocuğa öğretecek olan anne ve babadır. Tabii önce kendilerinin öğrenmeleri koşuluyladır. Çocuğunuza olumlu davranış ve düşünceler aşılamaya çalışsanız da eğer siz bunlara sahip değilseniz, çabanızın hiçbir anlamı olmaz. Çocuklar gördüklerini uygularlar; sözlerinizle davranışlarınız birbirine uymuyorsa çocuk, davranışınızı benimser, daha kötüsü size olan güveni de kırılır. Çocuğunuzun her daim sizi ayna gibi yansıtan bir varlıktır; bebekliğinde, çocukluğunda, ergenliğinde, gençliğinde ve hatta yaşlılığında.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
